TR EN
Duyurular
VİLLA TİPİ SU ARITMA . KUSADASI AYDIN DİDİM BODRUM CESME URLA

İçme ve Kullanma Suyu nedir, Nasıl arıtılır?

Ülkemizde içme ve kullanma suyu; insanların günlük faaliyetlerinde içme, yıkanma, temizlik ve bu gibi ihtiyaçları için kullandıkları, muhtevasında bulunması gereken özellikleri TS 266 ile belirlenmiş olan sulardır. İçme suyunda hastalık yapıcı hiçbir mikroorganizma bulunmamalı; klorür, sülfat, çinko, nitrit, kurşun gibi kimyasal maddeler belirlenen miktardan fazla olmamalı; renk, bulanıklılık, pH istenen özelliklerde olmalıdır.

Susuz hayat mümkün olamayacağı için içme ve kullanma suyu sürekli ve güvenli bir biçimde temin edilmesi ve su kaynakları korunması günümüzde büyük önem kazanmıştır. Yeryüzündeki sular da birbiriyle bağlantılı olduğundan herhangi bir bölgedeki kirlilik ekosistemdeki etkileşim aracılığıyla başka bir bölgeye de taşınmaktadır. Bu nedenle kullanıldıktan sonra atıksu adını alan su, birikinti ve kirlilik etkeni olmayacak, içme ve kullanma sularını kirletmeyecek biçimde çevreden uzaklaştırılmalıdır.

İçme ve kullanma suyunun kalitesindeki bozulmalar çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bu yüzden içme suyunun belirli özelliklere sahip olması gerekiyor; bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

·         Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.
·         Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.
·         Sularda fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.
·         Yeterli derecede yumuşak olmalıdır.
·         Ne aşındırıcı olmalı, ne de taş yapmalıdır.
·         Hidrojen sülfür, demir ve mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.
·         Suda sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulunmamalıdır. Bazı kimyasal maddeler zehirli etkiyapabilir; arsenik, kadmiyum, krom, kurşun, cıva gibi. Bunun yanında baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür gibi maddeler sınır değerlerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddelerdir. Bazı kimyasalların varlığı aynı zamanda, suya kirli suların karıştığının göstergesidir.
·         Sular kullanma maksatlarına uygun olmalıdır.

İçilebilir suyun özelliklerini üç grup altında toplamak mümkündür:

1.       Fiziksel özellikler: Renk, koku, sıcaklık vb.
2.       Kimyasal özellikler: Sertlik derecesi, organik ve inorganik içerikler, pH ve zehirli bileşikler vb.
3.       Biyolojik özellikler: Bakteriler, virüsler, parazitler vb.

Bazı sular, yüksek düzeylerde bulunması halinde sağlık için tehlikeli olabilecek pek çok kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik kirleticiler içerebilmektedir. Kurşun, arsenik, benzen gibi maddeler kimyasal kirleticilerdendir. Mikrobiyolojik kirlenmeyi ise bakteriler, virüsler ve parazitler oluşturmaktadır. Cam kırıkları, metal ve kağıt parçaları, toz, toprak gibi katı atıklar fiziksel kirlenmeyi oluştururlar. Gündelik hayatta kullandığımız aerosoller*, yapay tatlandırıcılar, kozmetik ürünleri, her türlü boya, böcek ilaçları, ilaçlar, plastikler gibi maddeler tatlısu kaynaklarımıza karışarak sağlığımızı tehlikeye sokan sayısız insan yapımı kimyasallardan sadece bir kaçıdır.

Pek çok bulaşıcı hastalık, kirli su vasıtasıyla insanlara geçebilmektedir. Fakat suyun önemi ve sebep olabildiği hastalıklar ancak son 150 yılda algılanmaya başlanmıştır. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) gelişen ülkelerdeki hastalıkların % 80′inin su ile ilişkili olduğunu tahmin etmektedir. Günümüzde geri kalmış ülkelerde bebek ölümlerinin önemli bir nedeni bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarıdır. Bu yüzden su hijyeni, halk sağlığı açısından çok büyük önem arz etmektedir. İçme suyu kaynaklarının hastalık yapıcı mikroorganizmalarla kirlenmesi halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Kolera mikrobu, Hepatit A virüsü ve mikroskobik parazitlerden tifo, dizanteri mikrobu gibi bakterilerin yanı sıra, çeşitli virüsler ve parazitler su kaynaklanna bulaşabilir ve pek çok salgın hastalığa neden olabilirler.

Çeşitli nedenlerden dolayı bağışıklık sistemleri zayıflamış olan kişilerin, içme sularındaki kirleticiler konusunda daha duyarlı olmaları gerekiyor. Örneğin, bir mikroskobik parazit olan Cryptosporidium, enfekte olmuş hayvan ve insanların bağırsaklarında yaşar. Özellikle, göl ve akarsu gibi yüzey sularında bulunan bu parazit, sağlıklı yetişkinlerde de hastalığa yol açabilmektedir. Ancak bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde çok daha ciddi hastalıklara, hatta ölümlere neden olabilmektedir.

Küçük çocuklar yüksek düzeylerde nitrat ve kurşun gibi bazı kirleticilere karşı çok hassastırlar. İçme suyundaki kurşun, bebek ve çocuklarda, fiziksel ve zihinsel gelişme bozukluklarına; yetişkinlerde ise kan basıncının artışına neden olabilmektedir. Uzun yıllar kurşun miktarı fazla su içen yetişkinlerde böbrek sorunları ve yüksek tansiyon gelişebilmekte, içme suyundaki yüksek miktarda nitrat da ciddi hastalıklara neden olabilmektedir.

Hayatın kaynağı olan su ne yazık ki, su kaynaklarının kirletilmesi ve arıtılmadan kullanılması yüzünden halk sağlığını tehdit edebiliyor. Yaşam için gerekli olan su, temiz ve sağlıklı olduğu durumda yararlı olabilir. Sudan kaynaklanan hastalıkların kontrol altında tutulması, kaynaktan başlayarak musluklarımıza ulaşıncaya kadar pek çok aşamada gerekli tedbirlerin alınması ile mümkün olabilir.

İçme Suyunda Ölçümü Yapılan Parametreler
İçme suyunda aşağıda ayrıntılı bir şekilde izah edilen bakteriyolojik, fiziksel ve kimyasal parametrelerin ölçümünü yapmaktadır:

1.       Koliform Bakteriler:
Bulaşıcı bağırsak hastalıkları, dışkı ile kirlenmiş sular vasıtasıyla taşınırlar. Enfeksiyonlu kişilerin dışkılarında bulunan patojen, yani hastalık yapan organizmalar arasında bakteriler, virüsler, parazitler, protozoalar ve parazitik kurtlar yer alır. Su kaynaklarının dışkı ile kirlenip kirlenmediğini tayin etmek için aslında kendisi patojen olmayan koliform bakteriler indikatör organizma olarak kullanılır. Bu indikatör organizmaların tipik örnekleri Escherichia coli ve fekal streptokok bakterilerdir; her ikisi de insan barsaklarında bulunurlar. Bu organizmaların içme suyunda hiç bir surette bulunmamaları gerekir.

2.       Sıcaklık:
Bu parametre tamamen damak tadına hitap etmektedir. En uygun sıcaklık 1 0-12°C civarındaki sudur. Çeşitli standartlarda sıcaklık değeri şöyledir:

·         TSE: 12-25°C
·         EC: 12-25°C

3.        pH:
Suyun pH’si, içinde çözünmüş halde bulunan C03-2 , HC03-, C02 ve OH- iyonlarına bağlıdır. pH’si düşük, yani asidik olan sularda C02 ve HCOr iyonları baskındır. pH’sl 6.5’dan düşük olan sular asidiktir ve dolayısıyla aşındırıcı bir etkiye sahiptir. Buna bağlı olarak arıtma tesislerinde, şebeke sisteminde ve evlerde metaller üzerinde aşındırıcı etki yapmaktadır. Bu yüzden içme suyunda ilave kirlilik yaratmaktadır. pH’si 9.5’ten fazla olan suda tat problemi ortaya çıkar; suya sabunumsu bir kayganlık hissi verir. Ayrıca, bu tür suların taş yapma özelliği olur. pH’nin düşük ya da yüksek olması en başta endüstriyel kirlenmeye bağlıdır. Ayrıca, suyun geçtiği topraklar da pH’yi etkilemektedir. Yine, organik maddelerin su içinde bozunması sonucu suyun pH’si değişebilir. NH3 oluşumunda pH yükselir; C02 ve H2S oluşumunda ise pH düşer. Çeşitli standartlarda pH değeri şöyledir:

·         TSE: 6.5-9.5
·         EC: 6.5-9.5
·         WHO: 6.5-8.5
·         EPA: 6.5-8.5

4.        Renk:
Suda renk fazlalığı istenmez. Çünkü bu durum, suda çözünmüş halde bulunan demir, mangan, krom, nikel gibi metal iyonları ile organik bileşiklerin varlığını göstermektedir. Ayrıca, estetik açıdan da suda renk istenmemektedir. Sudaki renk, bitkilerin bozuşması, toprak yapısı, evsel ve endüstriyel kirlenme sonucu olabilir. Çeşitli standartlarda renk değeri şöyledir:
·         TSE: 20 birim
·         WHO: 1-15 birim
·         EPA: 1-15 birim

5.       Bulanıklık:
Bulanıklık öncelikle estetik açıdan önemlidir ve suyun tadını da etkiler. Suda bulunan askıdaki katı maddeler ve çözünmüş organik maddeler bulanıklığa neden olmaktadır. Dolayısıyla, istenmeyen maddelerin varlığına işaret etmektedir. Öte yandan, bulanıklığı yüksek olan sular klorlandığı zaman, çok daha zararlı ürünlerin ortaya çıkacağından kuşkulanılmaktadır. Bu yüzden iyi bir klorlama için bulanıklık 1 değerinden düşük olmalıdır. Bulanıklığın kaynağı, endüstriyel kirlenme, evsel kirlenme ve doğal bozunma olabilir. Çeşitli standartlarda bulanıklık değeri şöyledir:
·         TSE: 1 NTU
·         EC: 1 NTU
·         WHO: 5
·         EPA: 1

6.        İletkenlik:
İletkenlik suda çözünmüş iyonların bir fonksiyonudur. Bu sebeple, izleyici bir parametredir. İçme suyunda iletkenlik artışı, suyun kirlendiğini ya da suya deniz suyunun karıştığını göstermektedir. Çeşitli standartlarda iletkenlik değeri şöyledir:
·         TSE: 2500 µmhos/cm;
·         EC: <400 µmhos/cm

7.       Klorür:
Klorür, suda tat ve aşındırma problemi yaratır. Fazlası tuzluluk hissi verir. Şebeke sistemini, şofbenleri, çamaşır ve bulaşık makinelerini olumsuz yönde etkiler. Sürekli içimi halinde böbrek ve yüksek tansiyon problemleri ortaya çıkabilir. Ayrıca, izleyici bir parametredir. Artması halinde ya deniz katkısı ya da endüstriyel bir kirlenmeden şüphe edilmelidir. Çeşitli standartlarda klorür değeri şöyledir:
·         TSE: 600 mg/l;
·         EC: 250 mg/l;
·         WHO: 250 mg/l;
·         EPA:250 mg/l.

8.       Serbest Klor:
Suya sağlıklı bir dezenfeksiyon için katılır. Fazlası tat ve koku problemine yol açar. Ayrıca, oluşabilecek yan ürünler suda önemli ölçüde sağlık problemleri oluşturur. Özellikle, sağlık açısından sorun teşkil eden yan ürünleri arasında trihalometanlar (THM), klorofenoller, klorlu organik bileşikler bulunmaktadır. Kanserojen olabilirler; kötü koku yaparlar; tadı olumsuz etkilerler. Bu yüzden renkli ve bulanık sularda klorlama yapılmamalıdır. Çeşitli standartlarda serbest klor değeri şöyledir:
·         TSE:0.5 mg/l CI2
·         WHO:5 mg/l C12

9.        Sülfatlar:
Suların tadını bozarlar ve aşındırıcı etki meydana getirirler. Fazla sülfatlı sular acımtıraktır, ishale sebep olabilirler. Aşındırıcılığı daha çok metal aksamlar ve beton sistemlerde görülür. Kaynağı evsel ve endüstriyel kirlenmedir. Çeşitli standartlarda sülfat değeri şöyledir:
·         TSE: 25-250 mg/l S04
·         EC: 25-250 mg/l S04
·         WHO: 250 mg/l
·         EPA: 250 mg/l

10.   Kalsiyum:
Kalsiyumun vücut açısından doğrudan zararlı etkisi yoktur. Hatta, kemik yapısı için yararlı olabileceği bile iddia edilmektedir. Ancak, içim bakımından problem teşkil eder. Öte yandan, suyun taş yapma potansiyeli de artar. Çok düşük olması aşındırıcı etki yaratabilir. Sudaki kalsiyum suyun geçtiği toprak yapısına bağlıdır. Çeşitli standartlarda kalsiyum değeri şöyledir:
·         TSE: 200 mg/l Ca
·         EC: 100 mg/l Ca

11.   Magnezyum:
Fazla olması durumunda gözlerde tahribata yol açar. ishal yapıcı etkisi ortaya çıkar. Sudaki magnezyum, suyun geçtiği toprak yapısına bağlıdır. Suya acılık verir. Çeşitli standartlarda magnezyum değeri şöyledir:
·         TSE: 50 mg/l Mg
·         EC: 50mg/l Mg

12.   Sodyum:
Fazlası tat problemi oluşturur. Tuzluluk hissi verir. Soydum fazlalığı evsel ve endüstriyel kirlenme, toprak yapısı ve deniz katkısından kaynaklanabilir. Çeşitli standartlarda sodyum değeri şöyledir:
·         TSE: 175 mg/l Na;
·         EC: 200 mg/l Na;
·         WHO: 200 mg/l

13.   Potasyum:
Etkisi sodyuma benzerdir. Kaynağını endüstriyel kirlenme, tarımsal gübreler ve toprak yapısı oluşturur. Çeşitli standartlarda potasyum değeri şöyledir:
·         TSE: 12 mg/l K

14.   Alüminyum:
Fazlası suyun rengini bozar, bulanık mavimtrak görüntü verir. Böbreklerde tahribat yapar. Alzheimer hastalığı yaptığına dair iddialar vardır. Alüminyum fazlalığı su arıtımında aşırı alüminyum sülfat kullanılmasından, endüstriyel kirlenmeden veya toprak yapısından kaynaklanabilir. Çeşitli standartlarda alüminyum değeri şöyledir:
·         TSE: 0.2 mg/l AI
·         EC: 0.20 mg/l AI
·         WHO: 0,20 mg/l
·         EPA: 0,20 mg/l

15.   Sertlik
Bazı standartlarda maksimum sınır olarak 500 mg/I CaC03 verilir. Sudaki kalsiyum ve magnezyumun bir fonksiyonudur. Çok sert suların içimi hoş olmaz; bu tür sularda sabun köpürmez, dolayısıyla daha fazla sabun harcanır. Ayrıca, taş yapma özelliğinden dolayı sıcak su tesislerinde istenmez. Sertliğin düşük olması ise aşındırıcı etkiye yol açar. Suların sertliği toprak yapısından kaynaklanmaktadır.
·         WHO: 500 mg/l CaC03.

16.   Nitratlar:
Sürekli olarak yüksek oranda nitrat içeren suları içmek (6 ay) ölüme yol açabilir. Boğaz hastalıklarına ve kan hastalıklarına yol açabilir. Bebeklere kesinlikle nitratilı sular içirilmemelidir. Midelerinde nitrite indirgenerek mavi hastalık denilen kan zehirlenmesine neden olur ve ölüme sebebiyet verir. Evsel ve endüstriyel kirlenmeden ve tarımda kullanılan gübrelerden kaynaklanır. Çeşitli standartlarda nitrat değeri şöyledir:
·         TSE: 50 mg/l N03;
·         EC: 50 mg/l N03

17.   Nitritler:
Nitratlara benzer etki gösterirler, ancak çok daha tehlikelidirler. Kan zehirlenmesine, kanda oksijen taşınmasını engelleyerek oksijensizlikten boğulmaya sebep olurlar. Kaynağını endüstriyel kirlenme ve gübreler oluşturur. Çeşitli standartlarda nitrit değeri şöyledir:
·         TSE: 0,5 mg/l N02.

KUSADASI SU ARITMA FİRMALARI . TEZGAHALTI SU ARITMA SERVİS MONTAJ
MİLAS CONAX SU ARITMA CİHAZ SERVİSİ

SU ARITMA ve SU YUMUŞATMA CİHAZI ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR 

 Ev ve işyerlerinde kullanmak maksadı ile Membran sistemli (Reverse osmosis) su arıtma cihazına ihtiyaç duyuyorsanız öncelikle ihtiyacınıza cevap verebilecek kalitedeki ürünleri daha sonrada bunlar ın arasından fiyatı uygun olanı seçmenizi tavsiye ederiz. . Burada suyunuzun kalitesini bilmek önemlidir, suya göre seçilecek uygun bir cihazın işlevini tam olarak yerine getirmesi şartıyla piyasada en uygun fiyata bulacağınız cihaz en iyi su arıtma cihazı olacaktır.

Mesela bir su arıtma cihazı almaya karar verdiysek öncelikle piyasa araştırmasını şu şekilde yapmalıyız.

1-      Garantisi varmı : Eğer var ise an az iki yıllık olmalı.Birde sözle degilde garanti belgesi ile olmalı.

ayrıca fatura veya fişi mutlaka alınmalı ki ürünü satan firma yada kişinin gerçekliği ortaya çıkmış olsun.Eğer veremiyor ise bu firmanın yada kişinin bir ticari kimliğinin olmadığı ortaya çıkar.

2-      Kalite belgesi varmı : NSF Belgesi varmıdır. (bu belge cihazda kullanılan plastiğin  (BPA) yani insan sağlığını tehlikeye atan bisfenol a maddesi üretmeyeceği ne dair belge) Satcı evet belgesi var diyebilir bu durumda belge numarasını merkezi Amerikada olan (NSF) in sitesine girerek belge kodunu yazdığınızda karşınıza bu şirketin adının çıkması gerekir.

3-      Filtre yapısı ve kalitesi : Filtre yapısı incelenmeli. İlk Sediment filtrenin 1-5 mikron gözenek çapında olup olmadığına ve malzemenin sentetik değil selülojik olmasına bakılmalı.Çelik sentetik ve yıkanabilir olmamalı.Bu filtrenin birincil görevi tortu tutucu olmasıdır. ikinci olarak  Aktif karbon filtrenin kalitesi incelenmeli. Aktif karbonun görevi içinden geçen sulardaki gazları almak ve koku gidermektir.Bununda 1 mikron gözenek çapında olması gerekmektedir. (aktif karbon karbonun  kapalı  ortamda 900 derecede ısıtılarak tüm gazlarının alınması işlemidir) Üçüncü olarak Blok karbon filtre bununda aktif karbon özelliğinde olması lazımdır. Bu filtrenin görevi suda bulunan kireç ve klor u tutmaktır. Burdada dikkat edeceğimiz en önemli husus blok karbunun gümüş giydirme diye tabir edilen gümüş iyonları emdirilmiş malzeme olması lazımdır. Gümüş iyonları bulunan filtrelerde bakteri üreyemez. Dördüncü ve en önemlisi olan Membran filtre dir.

Çünkü sitem bu filtreyi korumak üzere çalışmaktadır.Önce saydığımız üç filtrenin asıl görevi atık su miktarını düşürmek ve memnran filtreye gelecek gaz-kireç ve kloru tutarak memran filtreyi  korumak içindir. Memran filtre belli başlı markalardan tercih edilmeli. En az 75 GPD olmasına dikkat edilmeli. Bu filtre cihaza takılı olarak satılmamalı.Montaj esnesinda ve poşeti el değmeden açılarak Membran Housing ine yerleştirilek kapatımalı.Son olarak Pos karbon filtresine dikkat edilmeli.Bu filtrede yine Blok karbonda olduğu gibi gümüş giydirme sitemi kullanılmış olmalı ve aynı zamanda iyon tabletleri bulunmalı. Yani son filtre ya hem katbon hemde iyon verici tabletlerden oluşmalı değilse ayrıca bir iyon filtresi ilave edilmiş olmalı.

4-      Montaj işinin mutlaka satıcı firma teknik ekibi tarafından yapılması lazım.Ürünü benden al mahallede bir tesisatçıya taktırırsın gibi sözler boştur.Çünkü bu filtrelerin sırası birbirine hortumlarla bağlanışı,ev tesisatında bulunan suyun basıncına uygun olarak cihazda bulunan basın düşürücünün ayarlanması veya basınç düşükse pompanın devreye sokulması gibi uzmanlık isteyen konulardır. Aksi taktirde taktıktan 1 saat sonra su sızdırır,hava yapar su vermez kısacası size gününüzü zehir eder. Çünkü böyle kabul ederek almışsanız yapacak bir şey yoktur.

 

Sonuç: Su arıtma cihazları ile profesyonel olarak ilgilenmeyen kişilerin yukarıda anlatılan incelemeleri yapma imkanları olmayabilir.Satıcı tarafından yanlış yönlendirilmiş olabilirler.

Örneğin bu cihazların tam kapasite kullanılması durumunda (maksimum günlük 240 litre süzerler)

Filtre değişim süresi 6 Ay dır. Oysa satıcı ürünü satabilmek için 1-2 sende de bir değişir diyebilir veya filtre değişim ücretini sorarsınız size çok cüzzi bir rakam söyleyebilir. Çünkü onun işi cihazı satana kadardır. Ondan sonra bul bulabilirsen. Bu seferde diğer kurumsal firmaları arayıp yardım talebinde bulunulur. Eğer bir su arıtma cihazına ihtiyacınız var ise;

 Kurumsal firmalardan şaşmayın başınıza iş açmayın

 

 

Su Yumuşatma Cihazı Satın Alırken Neye Dikkat Edelim?


Su yumuşatma cihazı birçok işletmenin önemli bir su hazırlayıcısıdır. Su yumuşatıcı satın alınırken öncelikle işletmenin ihtiyacı titizlikle belirlenmeli, daha sonra bu ihtiyacı karşılayacak uzun ömürlü, az bakım isteyen ve az basınç kaybı yaratan bir cihaz satın alınmalıdır. 


Su yumuşatıcı satın almadan önce  aşağıdaki  hususların araştırılmasında yarar vardır:  

1.     Öncelikle suyun kimyasal analizi yaptırılmalı, suyun sertlik derecesi yanında özellikle suyun iletkenliği, silikat değeri, alkalinite değeri, çözünmüş demir - mangan gibi su değerleri hakkında kesin bilgi edinilmelidir.  

2.     Suyun İLETKENLİĞİ çok yüksek ise zaten su yumuşatıcı satın almak çözüm değildir.  Yüksek iletkenlikteki sular korozif olduğundan işletmeye zarar verir.  İşletmenin suyu yüksek iletkenlikte ise yumuşatıcı yerine ters ozmoz sistemi tercih edilmesi uygun olur.

3.     Suda SİLİKAT miktarı yüksekse, gene çözüm ters ozmoz cihazıdır, çünkü yumuşatıcı bu minerali gidermez. Silikat buhar kazanına, soğutma kulesine ve iplik boyama gibi bazı kimyasal proseslere çok zarar verir.  

4.     Suda demir ve mangan varsa, su yumuşatıcı öncesi bunların giderilmesi için ön şartlandırma sistemi de satın alınmalıdır.

5.     Yumuşatılacak suyun debisi azami m3/saat ve azami m3/gün olarak belirlenmelidir. Bu bilgilere göre yumuşatıcı kapasitesi seçilir.

6.     Ham suyun kirlilik türü ve miktarı belirlenmelidir. Buna göre su yumuşatıcı öncesi ne tür bir filtrasyon yapmak gerekliliğinin ayrıca araştırılması ve yumuşatıcı öncesi su filtresinin de satın alma listesine eklenmesi yerinde olur.

7.     Rejenerasyon tuzu olarak kullanılacak tuzun türüne de yumuşatıcı satın alırken karar verilmelidir.  Tabii tuz fiyatı çok düşüktür, buna karşın tabii tuz içinde çözünmeyen katılar bulunur (midye kırığı, kum gibi). Ekonomik olduğu için rejenerasyonda tabii tuz tercih edilecekse, yumuşatıcı cihazlarının otomasyon vanaları tek geçişli vanalar olmalıdır. Çünkü tuz içindeki katılar çok yollu otomatik vanaları kısa zamanda bozar. Otomasyonu çok yollu vana ile sağlanan yumuşatıcılarda YÜKSEK ÜCRETLİ çok temiz veya rafine tuz kullanılması önerilir.

8.     Yumuşatıcı cihazın kapasitesini, ayrıca tek tanklı mı yoksa "tandem” mi seçimini yapabilmek için işletme şartlarına karar vermek lazımdır: Yumuşatılan su bir depoya mı akacak? Bu deponun hacmi kaç saatlik su ihtiyacını karşılıyor? Yoksa yumuşatılmış su doğrudan işletmeye mi beslenecek? 24 saat kesintisiz su üretmek gerekli mi?

9.     Yumuşatılmış su bazı metaller için KOROZİF olduğu gibi, rejenerasyon sırasında kullanılan  yüksek oranda tuzlu su paslanmaz çelikte dahi iki yollu vanalar ile  korozyona sebep olur. Bu sebeple, yumuşatıcı tankları sentetik veya kumlama arkası epoksi kaplanmış karbon çelik veya daldırma galvaniz olmalıdır. Genelde sentetik yumuşatıcı tanklar ile "çok yollu vanalar” beraber satılır. Oysa, resimde görüldüğü gibi, biz sentetik tankları iki yollu otomasyon vanaları ile donatıyoruz.   

Yukarıdaki maddeler tam olarak belirlendikten sonra, bu bilgiler ışığında yumuşatıcı satın alınırken cihazın aşağıdaki özellikleri üzerinde de durulmalıdır:

OTOMASYON VANALARININ ÖZELLİĞİ:

İKİ YOLLU bireysel otomasyon vanaları ile kumanda edilen yumuşatıcı:  Bu tür cihazda arıza ihtimali azdır ve arıza olsa da kolay bulunur.  Genelde işletmenin  kendi teknisyenlerince arıza giderilebilir, işletme uzun  süre susuz kalmaz. İki yollu vanaların basınç kaybı son derece azdır, bu da besleme pompası basıncını ve dolayısıyla elektrik sarfiyatını azaltır. 

ÇOK YOLLU vanaların kontrol ettiği cihazlar: Bu cihazların arızasını gidermek, uzman tamirci gerektirir ve bu bekleme sırasında işletme yumuşak su elde edemez. Çok yollu vanaların basınç kaybı çok yüksektir. Bu da çok elektrik sarf eden  yüksek basınçlı pompa ile besleme gerektirir.

REJENERASYONA BAŞLAMA KOMUTU: Sinyal veren su sayacından veya zaman rölesinden veya sertlik yükselince rejenerasyonu başlatan bir kumanda seçilir.

KAÇ SAATTE BİR REJENERASYON: Yumuşatıcı tankları içine konacak olan reçine miktarı bu süre ile doğrudan orantılıdır.  "UCUZ” yumuşatıcının tankları içinde az reçine olduğundan cihaz çok sık rejenerasyon yapar ve reçine ömrü kısa olur.  

REÇİNE KALİTESİ: Bizim tercih ettiğimiz bir kaç marka reçine 8 sene kadar bozulmadan görev yapabiliyor.  Ancak "UCUZ” fiyata satılan bazı reçinelerin yalnızca BİR YIL içinde tamamen kırılarak görev yapmadığına çok defa şahit olduk. 

YUMUŞATICI İÇİNDEKİ SU HIZI: Reçine türüne ve suyun kimyasal karakterine göre su hızı tayin edilir.  Bu hıza göre yumuşatıcı tankı çapı hesaplanır.  "UCUZ” düşüncesi ile çapı küçük olan yumuşatıcı seçilirse su hızı yüksek olur ve cihaz suyu tam yumuşatamaz veya çok sık rejenerasyon yaptığı için reçine ömrü kısa olur.

TANK İÇİNDE ÜST VE ALT SU DAĞITIMI: "Fıskıye” adı da verilen alt-üst su dağıtımının iyi tasarlanmaması durumunda reçinelerin bir kısmı görev yapmaz, hatta bazen suyun tank içindeki hareketi reçinelerin huni şekli almasını sağlar.  Huni şekli oluştuğunda reçinelerin büyük bir kısmından su geçmez ve cihaz suyu yumuşatamaz.  
SONUÇ: 
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi, su yumuşatma seçimi ve satın alınması detaylı araştırma gerektirir.  Aceleye getirmeden ve "UCUZ OLSUN” fikri kullanılmadan, yukarıda tarif edildiği şekilde yapılacak bir araştırma sonucunda işletmeye en uygun yumuşatıcı temin edilebilir.  Bu araştırma sonucu yapılacak satın almada, "El Kumandalı Vanalar” ile donatılmış bir yumuşatıcı satın almanızı hiç önermiyoruz.  Çünkü, el kumandası ile çalışan yumuşatıcı nın işletilmesinde çok hatalar yapıldığına şahit oluyoruz ve bunun sonucunda işletmeye sert su veya tuzlu su gidiyor ve işletme çok zarar görüyor.

DİDİM CONAX SU ARITMA CİHAZ SERVİSİ

SU ARITMA ve SU YUMUŞATMA CİHAZI ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR 

 Ev ve işyerlerinde kullanmak maksadı ile Membran sistemli (Reverse osmosis) su arıtma cihazına ihtiyaç duyuyorsanız öncelikle ihtiyacınıza cevap verebilecek kalitedeki ürünleri daha sonrada bunlar ın arasından fiyatı uygun olanı seçmenizi tavsiye ederiz. . Burada suyunuzun kalitesini bilmek önemlidir, suya göre seçilecek uygun bir cihazın işlevini tam olarak yerine getirmesi şartıyla piyasada en uygun fiyata bulacağınız cihaz en iyi su arıtma cihazı olacaktır.

Mesela bir su arıtma cihazı almaya karar verdiysek öncelikle piyasa araştırmasını şu şekilde yapmalıyız.

1-      Garantisi varmı : Eğer var ise an az iki yıllık olmalı.Birde sözle degilde garanti belgesi ile olmalı.

ayrıca fatura veya fişi mutlaka alınmalı ki ürünü satan firma yada kişinin gerçekliği ortaya çıkmış olsun.Eğer veremiyor ise bu firmanın yada kişinin bir ticari kimliğinin olmadığı ortaya çıkar.

2-      Kalite belgesi varmı : NSF Belgesi varmıdır. (bu belge cihazda kullanılan plastiğin  (BPA) yani insan sağlığını tehlikeye atan bisfenol a maddesi üretmeyeceği ne dair belge) Satcı evet belgesi var diyebilir bu durumda belge numarasını merkezi Amerikada olan (NSF) in sitesine girerek belge kodunu yazdığınızda karşınıza bu şirketin adının çıkması gerekir.

3-      Filtre yapısı ve kalitesi : Filtre yapısı incelenmeli. İlk Sediment filtrenin 1-5 mikron gözenek çapında olup olmadığına ve malzemenin sentetik değil selülojik olmasına bakılmalı.Çelik sentetik ve yıkanabilir olmamalı.Bu filtrenin birincil görevi tortu tutucu olmasıdır. ikinci olarak  Aktif karbon filtrenin kalitesi incelenmeli. Aktif karbonun görevi içinden geçen sulardaki gazları almak ve koku gidermektir.Bununda 1 mikron gözenek çapında olması gerekmektedir. (aktif karbon karbonun  kapalı  ortamda 900 derecede ısıtılarak tüm gazlarının alınması işlemidir) Üçüncü olarak Blok karbon filtre bununda aktif karbon özelliğinde olması lazımdır. Bu filtrenin görevi suda bulunan kireç ve klor u tutmaktır. Burdada dikkat edeceğimiz en önemli husus blok karbunun gümüş giydirme diye tabir edilen gümüş iyonları emdirilmiş malzeme olması lazımdır. Gümüş iyonları bulunan filtrelerde bakteri üreyemez. Dördüncü ve en önemlisi olan Membran filtre dir.

Çünkü sitem bu filtreyi korumak üzere çalışmaktadır.Önce saydığımız üç filtrenin asıl görevi atık su miktarını düşürmek ve memnran filtreye gelecek gaz-kireç ve kloru tutarak memran filtreyi  korumak içindir. Memran filtre belli başlı markalardan tercih edilmeli. En az 75 GPD olmasına dikkat edilmeli. Bu filtre cihaza takılı olarak satılmamalı.Montaj esnesinda ve poşeti el değmeden açılarak Membran Housing ine yerleştirilek kapatımalı.Son olarak Pos karbon filtresine dikkat edilmeli.Bu filtrede yine Blok karbonda olduğu gibi gümüş giydirme sitemi kullanılmış olmalı ve aynı zamanda iyon tabletleri bulunmalı. Yani son filtre ya hem katbon hemde iyon verici tabletlerden oluşmalı değilse ayrıca bir iyon filtresi ilave edilmiş olmalı.

4-      Montaj işinin mutlaka satıcı firma teknik ekibi tarafından yapılması lazım.Ürünü benden al mahallede bir tesisatçıya taktırırsın gibi sözler boştur.Çünkü bu filtrelerin sırası birbirine hortumlarla bağlanışı,ev tesisatında bulunan suyun basıncına uygun olarak cihazda bulunan basın düşürücünün ayarlanması veya basınç düşükse pompanın devreye sokulması gibi uzmanlık isteyen konulardır. Aksi taktirde taktıktan 1 saat sonra su sızdırır,hava yapar su vermez kısacası size gününüzü zehir eder. Çünkü böyle kabul ederek almışsanız yapacak bir şey yoktur.

 

Sonuç: Su arıtma cihazları ile profesyonel olarak ilgilenmeyen kişilerin yukarıda anlatılan incelemeleri yapma imkanları olmayabilir.Satıcı tarafından yanlış yönlendirilmiş olabilirler.

Örneğin bu cihazların tam kapasite kullanılması durumunda (maksimum günlük 240 litre süzerler)

Filtre değişim süresi 6 Ay dır. Oysa satıcı ürünü satabilmek için 1-2 sende de bir değişir diyebilir veya filtre değişim ücretini sorarsınız size çok cüzzi bir rakam söyleyebilir. Çünkü onun işi cihazı satana kadardır. Ondan sonra bul bulabilirsen. Bu seferde diğer kurumsal firmaları arayıp yardım talebinde bulunulur. Eğer bir su arıtma cihazına ihtiyacınız var ise;

 Kurumsal firmalardan şaşmayın başınıza iş açmayın

 

 

Su Yumuşatma Cihazı Satın Alırken Neye Dikkat Edelim?


Su yumuşatma cihazı birçok işletmenin önemli bir su hazırlayıcısıdır. Su yumuşatıcı satın alınırken öncelikle işletmenin ihtiyacı titizlikle belirlenmeli, daha sonra bu ihtiyacı karşılayacak uzun ömürlü, az bakım isteyen ve az basınç kaybı yaratan bir cihaz satın alınmalıdır. 


Su yumuşatıcı satın almadan önce  aşağıdaki  hususların araştırılmasında yarar vardır:  

1.     Öncelikle suyun kimyasal analizi yaptırılmalı, suyun sertlik derecesi yanında özellikle suyun iletkenliği, silikat değeri, alkalinite değeri, çözünmüş demir - mangan gibi su değerleri hakkında kesin bilgi edinilmelidir.  

2.     Suyun İLETKENLİĞİ çok yüksek ise zaten su yumuşatıcı satın almak çözüm değildir.  Yüksek iletkenlikteki sular korozif olduğundan işletmeye zarar verir.  İşletmenin suyu yüksek iletkenlikte ise yumuşatıcı yerine ters ozmoz sistemi tercih edilmesi uygun olur.

3.     Suda SİLİKAT miktarı yüksekse, gene çözüm ters ozmoz cihazıdır, çünkü yumuşatıcı bu minerali gidermez. Silikat buhar kazanına, soğutma kulesine ve iplik boyama gibi bazı kimyasal proseslere çok zarar verir.  

4.     Suda demir ve mangan varsa, su yumuşatıcı öncesi bunların giderilmesi için ön şartlandırma sistemi de satın alınmalıdır.

5.     Yumuşatılacak suyun debisi azami m3/saat ve azami m3/gün olarak belirlenmelidir. Bu bilgilere göre yumuşatıcı kapasitesi seçilir.

6.     Ham suyun kirlilik türü ve miktarı belirlenmelidir. Buna göre su yumuşatıcı öncesi ne tür bir filtrasyon yapmak gerekliliğinin ayrıca araştırılması ve yumuşatıcı öncesi su filtresinin de satın alma listesine eklenmesi yerinde olur.

7.     Rejenerasyon tuzu olarak kullanılacak tuzun türüne de yumuşatıcı satın alırken karar verilmelidir.  Tabii tuz fiyatı çok düşüktür, buna karşın tabii tuz içinde çözünmeyen katılar bulunur (midye kırığı, kum gibi). Ekonomik olduğu için rejenerasyonda tabii tuz tercih edilecekse, yumuşatıcı cihazlarının otomasyon vanaları tek geçişli vanalar olmalıdır. Çünkü tuz içindeki katılar çok yollu otomatik vanaları kısa zamanda bozar. Otomasyonu çok yollu vana ile sağlanan yumuşatıcılarda YÜKSEK ÜCRETLİ çok temiz veya rafine tuz kullanılması önerilir.

8.     Yumuşatıcı cihazın kapasitesini, ayrıca tek tanklı mı yoksa "tandem” mi seçimini yapabilmek için işletme şartlarına karar vermek lazımdır: Yumuşatılan su bir depoya mı akacak? Bu deponun hacmi kaç saatlik su ihtiyacını karşılıyor? Yoksa yumuşatılmış su doğrudan işletmeye mi beslenecek? 24 saat kesintisiz su üretmek gerekli mi?

9.     Yumuşatılmış su bazı metaller için KOROZİF olduğu gibi, rejenerasyon sırasında kullanılan  yüksek oranda tuzlu su paslanmaz çelikte dahi iki yollu vanalar ile  korozyona sebep olur. Bu sebeple, yumuşatıcı tankları sentetik veya kumlama arkası epoksi kaplanmış karbon çelik veya daldırma galvaniz olmalıdır. Genelde sentetik yumuşatıcı tanklar ile "çok yollu vanalar” beraber satılır. Oysa, resimde görüldüğü gibi, biz sentetik tankları iki yollu otomasyon vanaları ile donatıyoruz.   

Yukarıdaki maddeler tam olarak belirlendikten sonra, bu bilgiler ışığında yumuşatıcı satın alınırken cihazın aşağıdaki özellikleri üzerinde de durulmalıdır:

OTOMASYON VANALARININ ÖZELLİĞİ:

İKİ YOLLU bireysel otomasyon vanaları ile kumanda edilen yumuşatıcı:  Bu tür cihazda arıza ihtimali azdır ve arıza olsa da kolay bulunur.  Genelde işletmenin  kendi teknisyenlerince arıza giderilebilir, işletme uzun  süre susuz kalmaz. İki yollu vanaların basınç kaybı son derece azdır, bu da besleme pompası basıncını ve dolayısıyla elektrik sarfiyatını azaltır. 

ÇOK YOLLU vanaların kontrol ettiği cihazlar: Bu cihazların arızasını gidermek, uzman tamirci gerektirir ve bu bekleme sırasında işletme yumuşak su elde edemez. Çok yollu vanaların basınç kaybı çok yüksektir. Bu da çok elektrik sarf eden  yüksek basınçlı pompa ile besleme gerektirir.

REJENERASYONA BAŞLAMA KOMUTU: Sinyal veren su sayacından veya zaman rölesinden veya sertlik yükselince rejenerasyonu başlatan bir kumanda seçilir.

KAÇ SAATTE BİR REJENERASYON: Yumuşatıcı tankları içine konacak olan reçine miktarı bu süre ile doğrudan orantılıdır.  "UCUZ” yumuşatıcının tankları içinde az reçine olduğundan cihaz çok sık rejenerasyon yapar ve reçine ömrü kısa olur.  

REÇİNE KALİTESİ: Bizim tercih ettiğimiz bir kaç marka reçine 8 sene kadar bozulmadan görev yapabiliyor.  Ancak "UCUZ” fiyata satılan bazı reçinelerin yalnızca BİR YIL içinde tamamen kırılarak görev yapmadığına çok defa şahit olduk. 

YUMUŞATICI İÇİNDEKİ SU HIZI: Reçine türüne ve suyun kimyasal karakterine göre su hızı tayin edilir.  Bu hıza göre yumuşatıcı tankı çapı hesaplanır.  "UCUZ” düşüncesi ile çapı küçük olan yumuşatıcı seçilirse su hızı yüksek olur ve cihaz suyu tam yumuşatamaz veya çok sık rejenerasyon yaptığı için reçine ömrü kısa olur.

TANK İÇİNDE ÜST VE ALT SU DAĞITIMI: "Fıskıye” adı da verilen alt-üst su dağıtımının iyi tasarlanmaması durumunda reçinelerin bir kısmı görev yapmaz, hatta bazen suyun tank içindeki hareketi reçinelerin huni şekli almasını sağlar.  Huni şekli oluştuğunda reçinelerin büyük bir kısmından su geçmez ve cihaz suyu yumuşatamaz.  
SONUÇ: 
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi, su yumuşatma seçimi ve satın alınması detaylı araştırma gerektirir.  Aceleye getirmeden ve "UCUZ OLSUN” fikri kullanılmadan, yukarıda tarif edildiği şekilde yapılacak bir araştırma sonucunda işletmeye en uygun yumuşatıcı temin edilebilir.  Bu araştırma sonucu yapılacak satın almada, "El Kumandalı Vanalar” ile donatılmış bir yumuşatıcı satın almanızı hiç önermiyoruz.  Çünkü, el kumandası ile çalışan yumuşatıcı nın işletilmesinde çok hatalar yapıldığına şahit oluyoruz ve bunun sonucunda işletmeye sert su veya tuzlu su gidiyor ve işletme çok zarar görüyor.

SOKE CONAX SU ARITMA CİHAZI SERVİSİ

SU ARITMA ve SU YUMUŞATMA CİHAZI ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR 

 Ev ve işyerlerinde kullanmak maksadı ile Membran sistemli (Reverse osmosis) su arıtma cihazına ihtiyaç duyuyorsanız öncelikle ihtiyacınıza cevap verebilecek kalitedeki ürünleri daha sonrada bunlar ın arasından fiyatı uygun olanı seçmenizi tavsiye ederiz. . Burada suyunuzun kalitesini bilmek önemlidir, suya göre seçilecek uygun bir cihazın işlevini tam olarak yerine getirmesi şartıyla piyasada en uygun fiyata bulacağınız cihaz en iyi su arıtma cihazı olacaktır.

Mesela bir su arıtma cihazı almaya karar verdiysek öncelikle piyasa araştırmasını şu şekilde yapmalıyız.

1-      Garantisi varmı : Eğer var ise an az iki yıllık olmalı.Birde sözle degilde garanti belgesi ile olmalı.

ayrıca fatura veya fişi mutlaka alınmalı ki ürünü satan firma yada kişinin gerçekliği ortaya çıkmış olsun.Eğer veremiyor ise bu firmanın yada kişinin bir ticari kimliğinin olmadığı ortaya çıkar.

2-      Kalite belgesi varmı : NSF Belgesi varmıdır. (bu belge cihazda kullanılan plastiğin  (BPA) yani insan sağlığını tehlikeye atan bisfenol a maddesi üretmeyeceği ne dair belge) Satcı evet belgesi var diyebilir bu durumda belge numarasını merkezi Amerikada olan (NSF) in sitesine girerek belge kodunu yazdığınızda karşınıza bu şirketin adının çıkması gerekir.

3-      Filtre yapısı ve kalitesi : Filtre yapısı incelenmeli. İlk Sediment filtrenin 1-5 mikron gözenek çapında olup olmadığına ve malzemenin sentetik değil selülojik olmasına bakılmalı.Çelik sentetik ve yıkanabilir olmamalı.Bu filtrenin birincil görevi tortu tutucu olmasıdır. ikinci olarak  Aktif karbon filtrenin kalitesi incelenmeli. Aktif karbonun görevi içinden geçen sulardaki gazları almak ve koku gidermektir.Bununda 1 mikron gözenek çapında olması gerekmektedir. (aktif karbon karbonun  kapalı  ortamda 900 derecede ısıtılarak tüm gazlarının alınması işlemidir) Üçüncü olarak Blok karbon filtre bununda aktif karbon özelliğinde olması lazımdır. Bu filtrenin görevi suda bulunan kireç ve klor u tutmaktır. Burdada dikkat edeceğimiz en önemli husus blok karbunun gümüş giydirme diye tabir edilen gümüş iyonları emdirilmiş malzeme olması lazımdır. Gümüş iyonları bulunan filtrelerde bakteri üreyemez. Dördüncü ve en önemlisi olan Membran filtre dir.

Çünkü sitem bu filtreyi korumak üzere çalışmaktadır.Önce saydığımız üç filtrenin asıl görevi atık su miktarını düşürmek ve memnran filtreye gelecek gaz-kireç ve kloru tutarak memran filtreyi  korumak içindir. Memran filtre belli başlı markalardan tercih edilmeli. En az 75 GPD olmasına dikkat edilmeli. Bu filtre cihaza takılı olarak satılmamalı.Montaj esnesinda ve poşeti el değmeden açılarak Membran Housing ine yerleştirilek kapatımalı.Son olarak Pos karbon filtresine dikkat edilmeli.Bu filtrede yine Blok karbonda olduğu gibi gümüş giydirme sitemi kullanılmış olmalı ve aynı zamanda iyon tabletleri bulunmalı. Yani son filtre ya hem katbon hemde iyon verici tabletlerden oluşmalı değilse ayrıca bir iyon filtresi ilave edilmiş olmalı.

4-      Montaj işinin mutlaka satıcı firma teknik ekibi tarafından yapılması lazım.Ürünü benden al mahallede bir tesisatçıya taktırırsın gibi sözler boştur.Çünkü bu filtrelerin sırası birbirine hortumlarla bağlanışı,ev tesisatında bulunan suyun basıncına uygun olarak cihazda bulunan basın düşürücünün ayarlanması veya basınç düşükse pompanın devreye sokulması gibi uzmanlık isteyen konulardır. Aksi taktirde taktıktan 1 saat sonra su sızdırır,hava yapar su vermez kısacası size gününüzü zehir eder. Çünkü böyle kabul ederek almışsanız yapacak bir şey yoktur.

 

Sonuç: Su arıtma cihazları ile profesyonel olarak ilgilenmeyen kişilerin yukarıda anlatılan incelemeleri yapma imkanları olmayabilir.Satıcı tarafından yanlış yönlendirilmiş olabilirler.

Örneğin bu cihazların tam kapasite kullanılması durumunda (maksimum günlük 240 litre süzerler)

Filtre değişim süresi 6 Ay dır. Oysa satıcı ürünü satabilmek için 1-2 sende de bir değişir diyebilir veya filtre değişim ücretini sorarsınız size çok cüzzi bir rakam söyleyebilir. Çünkü onun işi cihazı satana kadardır. Ondan sonra bul bulabilirsen. Bu seferde diğer kurumsal firmaları arayıp yardım talebinde bulunulur. Eğer bir su arıtma cihazına ihtiyacınız var ise;

 Kurumsal firmalardan şaşmayın başınıza iş açmayın

 

 

Su Yumuşatma Cihazı Satın Alırken Neye Dikkat Edelim?


Su yumuşatma cihazı birçok işletmenin önemli bir su hazırlayıcısıdır. Su yumuşatıcı satın alınırken öncelikle işletmenin ihtiyacı titizlikle belirlenmeli, daha sonra bu ihtiyacı karşılayacak uzun ömürlü, az bakım isteyen ve az basınç kaybı yaratan bir cihaz satın alınmalıdır. 


Su yumuşatıcı satın almadan önce  aşağıdaki  hususların araştırılmasında yarar vardır:  

1.     Öncelikle suyun kimyasal analizi yaptırılmalı, suyun sertlik derecesi yanında özellikle suyun iletkenliği, silikat değeri, alkalinite değeri, çözünmüş demir - mangan gibi su değerleri hakkında kesin bilgi edinilmelidir.  

2.     Suyun İLETKENLİĞİ çok yüksek ise zaten su yumuşatıcı satın almak çözüm değildir.  Yüksek iletkenlikteki sular korozif olduğundan işletmeye zarar verir.  İşletmenin suyu yüksek iletkenlikte ise yumuşatıcı yerine ters ozmoz sistemi tercih edilmesi uygun olur.

3.     Suda SİLİKAT miktarı yüksekse, gene çözüm ters ozmoz cihazıdır, çünkü yumuşatıcı bu minerali gidermez. Silikat buhar kazanına, soğutma kulesine ve iplik boyama gibi bazı kimyasal proseslere çok zarar verir.  

4.     Suda demir ve mangan varsa, su yumuşatıcı öncesi bunların giderilmesi için ön şartlandırma sistemi de satın alınmalıdır.

5.     Yumuşatılacak suyun debisi azami m3/saat ve azami m3/gün olarak belirlenmelidir. Bu bilgilere göre yumuşatıcı kapasitesi seçilir.

6.     Ham suyun kirlilik türü ve miktarı belirlenmelidir. Buna göre su yumuşatıcı öncesi ne tür bir filtrasyon yapmak gerekliliğinin ayrıca araştırılması ve yumuşatıcı öncesi su filtresinin de satın alma listesine eklenmesi yerinde olur.

7.     Rejenerasyon tuzu olarak kullanılacak tuzun türüne de yumuşatıcı satın alırken karar verilmelidir.  Tabii tuz fiyatı çok düşüktür, buna karşın tabii tuz içinde çözünmeyen katılar bulunur (midye kırığı, kum gibi). Ekonomik olduğu için rejenerasyonda tabii tuz tercih edilecekse, yumuşatıcı cihazlarının otomasyon vanaları tek geçişli vanalar olmalıdır. Çünkü tuz içindeki katılar çok yollu otomatik vanaları kısa zamanda bozar. Otomasyonu çok yollu vana ile sağlanan yumuşatıcılarda YÜKSEK ÜCRETLİ çok temiz veya rafine tuz kullanılması önerilir.

8.     Yumuşatıcı cihazın kapasitesini, ayrıca tek tanklı mı yoksa "tandem” mi seçimini yapabilmek için işletme şartlarına karar vermek lazımdır: Yumuşatılan su bir depoya mı akacak? Bu deponun hacmi kaç saatlik su ihtiyacını karşılıyor? Yoksa yumuşatılmış su doğrudan işletmeye mi beslenecek? 24 saat kesintisiz su üretmek gerekli mi?

9.     Yumuşatılmış su bazı metaller için KOROZİF olduğu gibi, rejenerasyon sırasında kullanılan  yüksek oranda tuzlu su paslanmaz çelikte dahi iki yollu vanalar ile  korozyona sebep olur. Bu sebeple, yumuşatıcı tankları sentetik veya kumlama arkası epoksi kaplanmış karbon çelik veya daldırma galvaniz olmalıdır. Genelde sentetik yumuşatıcı tanklar ile "çok yollu vanalar” beraber satılır. Oysa, resimde görüldüğü gibi, biz sentetik tankları iki yollu otomasyon vanaları ile donatıyoruz.   

Yukarıdaki maddeler tam olarak belirlendikten sonra, bu bilgiler ışığında yumuşatıcı satın alınırken cihazın aşağıdaki özellikleri üzerinde de durulmalıdır:

OTOMASYON VANALARININ ÖZELLİĞİ:

İKİ YOLLU bireysel otomasyon vanaları ile kumanda edilen yumuşatıcı:  Bu tür cihazda arıza ihtimali azdır ve arıza olsa da kolay bulunur.  Genelde işletmenin  kendi teknisyenlerince arıza giderilebilir, işletme uzun  süre susuz kalmaz. İki yollu vanaların basınç kaybı son derece azdır, bu da besleme pompası basıncını ve dolayısıyla elektrik sarfiyatını azaltır. 

ÇOK YOLLU vanaların kontrol ettiği cihazlar: Bu cihazların arızasını gidermek, uzman tamirci gerektirir ve bu bekleme sırasında işletme yumuşak su elde edemez. Çok yollu vanaların basınç kaybı çok yüksektir. Bu da çok elektrik sarf eden  yüksek basınçlı pompa ile besleme gerektirir.

REJENERASYONA BAŞLAMA KOMUTU: Sinyal veren su sayacından veya zaman rölesinden veya sertlik yükselince rejenerasyonu başlatan bir kumanda seçilir.

KAÇ SAATTE BİR REJENERASYON: Yumuşatıcı tankları içine konacak olan reçine miktarı bu süre ile doğrudan orantılıdır.  "UCUZ” yumuşatıcının tankları içinde az reçine olduğundan cihaz çok sık rejenerasyon yapar ve reçine ömrü kısa olur.  

REÇİNE KALİTESİ: Bizim tercih ettiğimiz bir kaç marka reçine 8 sene kadar bozulmadan görev yapabiliyor.  Ancak "UCUZ” fiyata satılan bazı reçinelerin yalnızca BİR YIL içinde tamamen kırılarak görev yapmadığına çok defa şahit olduk. 

YUMUŞATICI İÇİNDEKİ SU HIZI: Reçine türüne ve suyun kimyasal karakterine göre su hızı tayin edilir.  Bu hıza göre yumuşatıcı tankı çapı hesaplanır.  "UCUZ” düşüncesi ile çapı küçük olan yumuşatıcı seçilirse su hızı yüksek olur ve cihaz suyu tam yumuşatamaz veya çok sık rejenerasyon yaptığı için reçine ömrü kısa olur.

TANK İÇİNDE ÜST VE ALT SU DAĞITIMI: "Fıskıye” adı da verilen alt-üst su dağıtımının iyi tasarlanmaması durumunda reçinelerin bir kısmı görev yapmaz, hatta bazen suyun tank içindeki hareketi reçinelerin huni şekli almasını sağlar.  Huni şekli oluştuğunda reçinelerin büyük bir kısmından su geçmez ve cihaz suyu yumuşatamaz.  
SONUÇ: 
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi, su yumuşatma seçimi ve satın alınması detaylı araştırma gerektirir.  Aceleye getirmeden ve "UCUZ OLSUN” fikri kullanılmadan, yukarıda tarif edildiği şekilde yapılacak bir araştırma sonucunda işletmeye en uygun yumuşatıcı temin edilebilir.  Bu araştırma sonucu yapılacak satın almada, "El Kumandalı Vanalar” ile donatılmış bir yumuşatıcı satın almanızı hiç önermiyoruz.  Çünkü, el kumandası ile çalışan yumuşatıcı nın işletilmesinde çok hatalar yapıldığına şahit oluyoruz ve bunun sonucunda işletmeye sert su veya tuzlu su gidiyor ve işletme çok zarar görüyor.